AŞK VE HAYAT

 

  Hayat ne garip öyle değil mi?

 

   Bir kişi için yanıp tutuşuyorsun, dünya yüzüne onun gibi biri ne gelmiş ne gelecektir. Bir gün gideceğinden haberin olmadan, onun senin nefesin olduğuna inanıyorsun. Öyle yaşıyorsun. Sanki o gittiğinde hayat duracak, bir daha yarın olmayacakmış gibi yaşıyorsun, öyle hissediyorsun.

 

   Seviyorsun…

 

   Çıldırırcasına hem de. Her yediğin bir kaşık yemekte bile: ‘’Acaba o da yedi mi ?’’ diyor ve elinde ki kaşığı bırakıyorsun.  Esen rüzgara kafa tutmak istiyorsun; sevdiğinin tenine değecek, senin sımsıkı sarılıp ısıttığın bedeni üşütecek diye hayıflanıyorsun.  Güneşe karşı hırçın bir aslan gibi oluyorsun, sevgilinin yüzüne bakacağın günün ışığını dünyaya bir an önce ulaştırsın diye, bu durumda bir gecelik ay ışığına bile tahammül edemiyorsun. 

 

   Bir çocuk gibisin…

 

   O hayatına girdiğinden beri sen sen değilsin artık. Kendine bile şaşırıyorsun kimi zaman. Ayna da ki ‘’ acaba ben miyim? ‘’ diye soruyorsun kendi kendine. O’nun her yüzüne baktığında hayaller alemindesin. O hayaller senin bir pirinç tanesi kadar mutluluğun için değil yalnız; ‘’O’nu nasıl mutlu ederim? ‘’ diye kurduğun masum hayaller. Gün geliyor evleniyorsun O’nunla. O’nun istediği gibi bir düğününüz oluyor, antika bir pembe arabanın içinden kendi gibi masum bir beyaz gelinliği ile iniyor senin açtığın kapıdan arabadan. Herkes sizi alkışlıyor… Ve gün geliyor çocuklarınız oluyor. Hepsi de O’na benziyor, tıpkı senin istediğin gibi. Onlara baktıkça O’nu görüyormuş gibi oluyorsun. Takvim yapraklarını bir hayli hızlı kopartıyorsun, günler ilerliyor; O’nunla… Çocuklarınız büyüyor ve siz yaşlanıyorsunuz. bir bayram sabahı kapınız çalıyor; siz iki sevimli ihtiyar birbirinize destek ola ola kapıyı açıyorsunuz. Torunlarınız geliyor, elinizi öpmeye geliyor. Mutlusunuz…

 

   Tabi ki hepsi hayal…

 

  Bir günün sabahı gelir, senin yanıp tutuşduğun, okyanus kalbine sığdıramadığın sevdiğinin senin hayallerini başka biri ile yaşadığı hatta o hayalleri gerçekten yaşadığı bir güne açarsın gözlerini. Aslan gibi kükrediğin güneşe isyan edersin niye merhaba dedin bu güne diye. O gitmiştir artık, senin O’na canından bile daha fazla kıymet verdiğini bile bile. Sevdiği kişiden senin O’na verdiğin değerin yarısını görmese bile.

 

  Hayat böyle bir şey işte be!

 

                                                                                                                                                                        Melih  Yıldız 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !